İŞÇİ İŞVEREN UYUŞMAZLIKLARINDA ARABULUCULUK DAVA ŞARTI OLDU

İş Mahkemeleri Kanunu kabul edildi. İşçilerimize, işverenlerimize hayırlı olmasını, her bir uzlaşmanın iş barışına, toplumsal barışa ve uzlaşı kültürünün gelişimine katkısının olmasını diliyorum.Kanun 01.01.2018 tarihi itibariyle yürürlüğe girecek.
Arabuluculuğa gitmeden dava açılması halinde dava dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilecek.

 İŞÇİ İŞVEREN UYUŞMAZLIKLARINDA ARABULUCULUK DAVA ŞARTI OLDU

Artık, kanuna veya bireysel ya da toplu iş sözleşmesine dayanarak işçinin işveren aleyhine işe iade, kıdem, ihbar gibi tazminat ve fazla mesai, yıllık izin gibi   iş ilişkisinden kaynaklanan tazminat ve ücret; işverenin de işçi aleyhine alacak ve tazminat davaları açabilmesi için  önce arabuluculuk yoluna başvurmaları gerekecek. Ancak, iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi veya manevi tazminat davaları, bunlarla ilgili rücu davalarında arabuluculuğa gidilmesi ihtiyari olarak mümkün iken dava şartı olarak aranmayacak. Dava açılabilmesi için başvuruya diğer tarafların  cevap vermemesi veya  görüşmeye katılmaması veya katılınmış olunsa dahi arabuluculuk  görüşmelerinde anlaşmaya  varılamamış olması gerekecek. İşçi veya işverenin iş ilişkisi kapsamında tarafların birbirlerine hakaret etmekten kaynaklanan ya da işçinin iş yerindeki işverene ait mal ve malzemelere zarar vermesinden doğan tazminat talepleri için de aynı şekilde dava açılabilmesi için öncelikle arabuluculuğa başvuru yapılmış ancak olumlu sonuç alınamamış olması gerekecek.

 

Bunun için de dava açmayı düşünen tarafın ya da tarafların  öncelikle adliyelerdeki Arabuluculuk Bürolarına ( Arabuluculuk Merkezi)  veya arabuluculuk bürosunun kurulamadığı yerlerde arabuluculuk bürosu olarak görev yapmaya yetki verilmiş Sulh Hukuk Mahkemesi Yazı İşleri Müdürlüğü’ ne   başvurması gerekecek!

 

12.10.2017 tarihinde TBMM nde kabul edilen ….sayılı İş mahkemelerinin kuruluş, görev, yetki ve yargılama usulünü düzenleyen İş Mahkemeleri Kanunu  01.01.2018 de yürürlüğe girecek. Ancak ,6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu , ilgili yönetmelik ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi, kısaca ilgili mevzuat çerçevesinde şimdiye kadar  anlaşma ile sonuçlanan 18.000 in üzerindeki uyuşmazlık gibi taraflar isterler ise  arabuluculuğa uygun her türlü uyuşmazlıklarını ihtiyari arabuluculuk yolu ile de çözmeye devam edebilecekler.

 

Kanuna göre, İş Mahkemeleri, Hakimler ve Savcılar Kurulunun (HSK) olumlu görüşü alınarak, tek hakimli ve asliye mahkemesi derecesinde Adalet Bakanlığı’nca gerekli görülen yerlerde kurulacak. Bu mahkemelerin yargı çevresi, Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun hükümlerine göre belirlenecek.İş yoğunluğuna göre iş mahkemelerinin birden fazla dairesi oluşturulabilecek. HSK, numaralandırılacak olan bu daireler arasındaki iş dağılımında işin yoğunluğu ve işin niteliğini dikkate alınacak. İş mahkemesinin henüz kurulmadığı yerlerde  iş mahkemelerinin görev alanına giren uyuşmazlıkların dava yolu ile çözümüne Asliye Hukuk Mahkemeleri bakacak.

 

Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine ekleyecek. Bu zorunluluğa uyulmazsa, mahkeme davacıya son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulmasını, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderecek. İhtarın gereği yerine getirilmezse, dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilecek. Arabulucuya başvurulmadan dava açılırsa veya dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmamış olduğu anlaşılırsa herhangi bir işlem yapılmaksızın dava, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilecek.

 

Arabuluculuk Daire Başkanlığı, sicile kayıtlı arabuluculardan arabuluculuk yapmak isteyenleri, varsa uzmanlık alanlarını da belirterek görev yapmak istedikleri adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonlarına göre listeleyecek, komisyon başkanlıklarına bildirecek. Komisyon Başkanlıkları, bu listeleri kendi yargı çevrelerindeki arabuluculuk bürolarına, arabuluculuk bürosu kurulmayan yerlerde ise görevlendirecekleri sulh hukuk mahkemesi yazı işleri müdürlüğüne gönderecek.Arabulucu, komisyon başkanlıklarına bildirilen listeden büro tarafından belirlenecek. Taraflar, listede yer alan herhangi bir arabulucu üzerinde anlaşırsa bu arabulucu görevlendirilecek. Mahkeme, harç alınmaksızın dosya üzerinden yapacağı inceleme sonunda yetkili büroyu kesin olarak karara bağlayacak, dosyayı büroya iade edecek. Yetki itirazının kabulü durumunda ise kararın tebliğinden itibaren bir hafta içinde yetkili büroya başvurulabilecek.

 

Arabulucu; taraflara ulaşamaz, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaz yahut yapılan görüşmeler sonucunda anlaşmaya varılması veya varılamaması hallerinde arabuluculuk faaliyetini sona erdirir ve son tutanağı düzenleyerek durumu derhal arabuluculuk bürosuna bildirir. Geçerli bir mazereti olmaksızın ilk toplantıya  katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf ileride görülecek davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulacaktır. Ayrıca bu taraf lehine vekalet ücretine de hükmedilmeyecek. Yine her iki taraf da ilk toplantıya katılmadığı taktirde  açılacak davalarda tarafların yaptıkları yargılama giderleri   kendi üzerlerinde bırakılacaktır.

 

Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren 3 hafta içinde sonuçlandıracak. Bu süre, zorunlu hallerde arabulucu tarafından en fazla bir hafta uzatılabilecek. Arabulucu, taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya anlaşmaya varılamaması hallerinde ara buluculuk faaliyetini sona erdirecek, son tutanağı düzenleyerek durumu derhal arabuluculuk bürosuna / arabuluculuk bürosu kurulmayan yerlerde yetkilendirilmiş Sulh Hukuk Mahkemesi  bildirecek.

 

Taraflar, arabuluculuk sonunda anlaşırsa arabuluculuk ücreti, belirtilen tarifeye göre, aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde karşılanacak.İşe iade talebiyle yapılan görüşmelerde tarafların anlaşmaları durumunda, ara bulucuya ödenecek ücretin belirlenmesinde işçiye işe başlatılmaması halinde ödenecek tazminat miktarı ile çalıştırılmadığı süre için ödenecek ücret ve diğer haklarının toplamı, tarifenin ikinci kısmı uyarınca üzerinde anlaşılan miktar ( ilk 30.000 TL için bir arabulucu görev yaparsa % 6 , birden fazla arabulucu görev yapar ise yani eş arabuluculuk söz konusu ise % 9 ; sonra gelen 40.000 TL için  %5 ( %7,5) , sonra gelen 80.000 TL için %4 ( %6), sonra gelen 250.000 TL için %3 ( %4,5) …)  olarak kabul edilecek. Arabuluculuk sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya 2 saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hallerinde, 2 saatlik ücret tutarı ileride haksız çıkacak taraftan tahsil edilmek üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenecek. 2017 yılı Arabuluculuk Ücret Tarifesine göre bir saatlik ücret miktarı 120 lira olduğundan, bu rakam 240 liradan az olamayacak. ( 2017 Yılı Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesine göre  işçi işveren uyuşmazlıklarında arabulucuya ödenecek ücret  taraf sayısı gözetilmeksizin –ilk 3 saate kadar- bir saati 120 TL , takip eden her saat için 90 TL dir)

İşe iade talebiyle arabulucuya başvuruda şayet Asıl işveren-alt işveren ilişkisi sözkonusu ise ;  arabuluculuk anlaşmanın gerçekleşebilmesi için işverenlerin arabuluculuk görüşmelerine birlikte katılmaları ve iradelerinin birbirine uygun olması gerekir. Arabuluculuk bürosu tarafından 3.madde ( dava şartı)  kapsamında yapılması gereken zaruri giderler; arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması halinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek, anlaşmaya varılamaması halinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere bütçeye konulan ödenekten karşılanır. Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından, son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez.

 

 

 

Arabuluculuk görüşmelerine taraflar bizzat, kanuni temsilcileri veya avukatları aracılığıyla katılabilirler. İşverenin yazılı belgeyle yetkilendirdiği çalışanı da görüşmelerde işvereni temsil edebilir. Arabuluculuk görüşmeleri , taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça, arabulucuyu görevlendiren büronun bağlı bulunduğu adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonunun yetki alanı içinde yürütülecektir. 13/6/1952 tarihli ve 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanunda düzenlenen gazeteci ile 20/4/1967 tarihli ve 854 sayılı Deniz İş Kanununda düzenlenen gemiadamı tasarının 3.maddesi kapsamında işçi sayılır. İş Mahkemeleri Kanununda hüküm bulunmayan hallerde niteliğine uygun düştüğü ölçüde 6325 sayılı kanun hükümleri uygulanır.

 

Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile diğer sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklarda, hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talepleri hariç olmak üzere, dava açılmadan önce SGK’ya başvurulacak.Diğer kanunlarda öngörülen süreler saklı kalmak kaydıyla yapılan başvuruya 60 gün içinde kurumca cevap verilmezse talep reddedilmiş sayılacak.

Kuruma karşı dava açılabilmesi için taleplerin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması şartı aranacak.

Hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talebiyle işveren aleyhine açılan davalarda, dava kuruma resen ihbar edilecek. İhbar üzerine davaya davalı yanında feri müdahil olarak katılan kurum, yanında katıldığı taraf başvurmasa dahi kanun yoluna başvurabilecek.

 

İş mahkemeleri, gazeteciler, gemi adamları, İş Kanunu’na veya Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren, işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına, idari para cezalarına itirazlar ile belirtilen uyuşmazlıklar hariç olmak üzere SGK veya Türkiye İş Kurumunun taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklara, diğer kanunlarda iş mahkemelerinin görevli olduğu belirtilen uyuşmazlıklara ilişkin dava ve işlere bakacak.

 

İş mahkemelerinde açılacak davalarda yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi ile işin veya işlemin yapıldığı yer mahkemesi olacak.Davalı birden fazla ise bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesi de yetkili olacak. İş kazasından doğan tazminat davalarında, iş kazasının veya zararın meydana geldiği yer ile zarar gören işçinin yerleşim yeri mahkemesi de yetkili sayılacak.

 

İş sözleşmesi feshedilen işçi, sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiasıyla, bir ay içinde işe iade talebiyle arabulucuya başvuracak. Başvurudan sonuç alınamaması halinde iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılabilecek.

 

İş mahkemelerinde basit yargılama usulü uygulanacak. Davaların yığılması halinde, her bir talebe ilişkin vakalar bakımından ispat yükü ve deliller ayrı ayrı değerlendirilecek. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun kanun yollarına ilişkin hükümleri iş mahkemelerince verilen kararlar hakkında da uygulanacak. Kanun yoluna başvuru süresi, ilamın taraflara tebliğinden itibaren işlemeye başlayacak. Kanun yoluna başvurulan kararlar, bölge adliye mahkemesi ve Yargıtayca   ivedilikle karara bağlanacak.

 

Tasarıyla, iş hukukunun temel prensipleri dikkate alınarak, daha kısa sürede kesinleşmesinde yarar umulan dava türlerinin de bölge adliye mahkemelerinde kesinleşmesi öngörülüyor ve bu şekilde Yargıtay’ın iş yükünün hafifletilmesi amaçlanıyor. Diğer kanunlardaki hükümler saklı kalmak kaydıyla, bazı dava ve işlerde verilen kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacak. İş Kanunu uyarınca açılan fesih bildirimine itiraz davalarında verilen kararlar ile işveren tarafından toplu iş sözleşmesi veya iş yeri düzenlemeleri uyarınca işçiye verilen disiplin cezalarının iptali için açılan davalarda verilen kararlar bu kapsama girecek.Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu uyarınca iş yeri sendika temsilcilerinin iş sözleşmelerine, işletme toplu iş sözleşmesi yapılacak iş yerlerinin aranılan niteliğe sahip olup olmadıklarına ilişkin uyuşmazlıklara, uygulanmakta olan bir toplu iş sözleşmesinin yorumundan doğan uyuşmazlıklara ve karar verilen veya uygulanmakta olan bir grev veya lokavtın kanun dışı olup olmadığının tespitine ilişkin açılan davalarda verilen kararlar da temyiz edilemeyecek.Sendika veya konfederasyonun ilk genel kurulunun düzenlenmesi konusunda hükümlere aykırı hareket edildiği iddiasıyla sendika şubesi, sendika veya konfederasyon yönetim kurulu hakkında açılan davalarda verilen kararlar ile sendika üyeliğine ilişkin açılan davalarda verilen kararlar konusunda da temyize gidilemeyecek.

 

İş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiası ile fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren 1 ay içinde işe iade talebiyle arabulucuya başvurmak zorunda olacak. Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamaması halinde, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılabilecek. Taraflar anlaşırlarsa uyuşmazlık aynı sürede iş mahkemesi yerine özel hakeme de götürülebilecek.

Arabulucuya başvurmaksızın doğrudan dava açılması sebebiyle davanın usulden reddi halinde, ret kararı taraflara resen tebliğ edilecek. Kesinleşen ret kararının da resen tebliğinden itibaren iki hafta içinde arabulucuya başvurulabilecek. Dava ivedilikle sonuçlandırılacak. Mahkemece verilen karar hakkında istinaf yoluna başvurulması halinde, bölge adliye mahkemesi ivedilikle ve kesin olarak karar verecek.

Mahkeme veya özel hakem, tazminat ile ücret ve diğer hakları, dava tarihindeki ücreti esas alarak parasal olarak belirleyecek. Arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların, işçinin işe başlatılması konusunda anlaşmaları halinde; işe başlatma tarihini, ücret ve diğer hakların parasal miktarını, işçinin işe başlatılmaması durumunda tazminatın parasal miktarını belirlemeleri zorunlu olacak. Aksi takdirde anlaşma sağlanamamış sayılacak ve son tutanak buna göre düzenlenecek.

İşçinin kararlaştırılan tarihte işe başlamaması halinde fesih geçerli hale gelecek ve işveren sadece bunun hukuki sonuçları ile sorumlu olacak.

 

İş sözleşmesinden kaynaklanmak kaydıyla, hangi kanuna tabi olursa olsun; yıllık izin ücreti, kıdem tazminatı, iş sözleşmesinin bildirim şartına uyulmaksızın feshinden kaynaklanan tazminat (ihbar tazminatı), kötü niyet tazminatı ve iş sözleşmesinin eşit davranma ilkesine uyulmaksızın feshinden kaynaklanan tazminat için zamanaşımı süresi beş yıl olacak.

Ayrıca, yıllık izin ücreti ve tazminatlar için bu maddenin yürürlüğe girmesinden önce işlemeye başlayan zamanaşımı süreleri, değişiklikten önceki hükümlere tabi olmaya devam edecek, ancak zamanaşımı süresinin henüz dolmamış kısmının ek 3. maddede öngörülen süreden uzun olması durumunda, bu maddede öngörülen sürenin geçmesiyle zamanaşımı süresi dolmuş sayılacak.

Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi alacak ve tazminatları için arabulucuya başvurulmuş olması, dava şartı haline getiriliyor.

 

Çalışma ve İş Kurumu il müdürlükleri personelinin, “iş sözleşmesi fiilen sona eren işçilerin” kanundan, iş ve toplu iş sözleşmesinden doğan bireysel alacaklarına ilişkin şikayetleri inceleme yetkisi kaldırılacak. İş sözleşmesi devam eden işçiler bakımından, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının, iş müfettişleri eliyle denetim ve teftiş yetkisi devam edecek. İş sözleşmesi fiilen sona eren işçiler ise doğrudan arabulucuya başvuracak.Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun ilgili maddesinde yapılan değişikliğin zorunlu sonucu olarak, arabuluculuk görüşmelerine taraflar dışında katılan kişiler gizliliğe riayet etmek zorunda olacak.

 

Tasarıyla, arabuluculuğun tanımında düzenleme yapılıyor. Arabuluculuk görüşmelerinde tarafların bir çözüm üretemediklerinin ortaya çıkması halinde, arabulucu çözüm önerisi getirebilecek.

Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun ilgili maddesine, “idare” tanımı eklenerek, arabuluculuk görüşmelerine taraf olarak katılacak “idare” net bir şekilde belirleniyor.

 

Arabuluculuk müzakerelerine taraflar bizzat, kanuni temsilcileri veya avukatları aracılığıyla katılabilecek. Uyuşmazlığın çözümüne katkı sağlayabilecek uzman kişiler de müzakerelerde hazır bulundurulabilecek.

 

 

 

Arabuluculuk ücretini karşılamak için adli yardıma ihtiyaç duyan taraf, arabuluculuk bürosunun bulunduğu yerdeki sulh hukuk mahkemesinin kararıyla adli yardımdan yararlanabilecek.

 

Uyuşmazlığın çözümüne katkı sağlayabilecek uzman kişiler de müzakerelerde hazır bulundurulabilecek.

 

Tarafların çözüm üretemediklerinin ortaya çıkması halinde arabulucu bir çözüm önerisi yapabilecek.

 

Arabuluculuk müzakerelerinde idareyi, üst yönetici tarafından belirlenen iki üye ile hukuk birimi amiri veya onun belirleyeceği bir avukat ya da hukuk müşavirinden oluşan komisyon temsil edecek. Komisyon, arabuluculuk müzakereleri sonunda gerekçeli bir rapor düzenleyerek, beş yıl boyunca saklayacak.Komisyon üyelerinin arabuluculuk faaliyeti kapsamında yaptıkları işler ve aldıkları kararlar sebebiyle açılacak tazminat davaları, ancak devlet aleyhine açılabilecek.Devlet ödediği tazminattan dolayı görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle görevini kötüye kullanan üyelere ödeme tarihinden itibaren bir yıl içinde rücu edecek.

 

Ayrıca arabuluculuk faaliyetini sonuçlandıran tutanak taraflar, kanuni temsilcileri ve avukatları tarafından imzalanabilecek.

 

Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nda düzenlemeye gidilerek, dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması halinde anlaşmanın icra edilebilirliğine ilişkin şerhin asıl uyuşmazlık hakkındaki görev ve yetki kurallarına göre belirlenecek olan mahkemeden talep edilebileceğine ilişkin hüküm değiştirilebilecek. Bu şerh, arabulucunun görev yaptığı yer sulh hukuk mahkemesinden istenebilecek.

 

Taraflar ve avukatları ile arabulucunun birlikte imzaladıkları anlaşma belgesi, icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılacak.

 

Arabulucu huzurunda anlaşılması halinde, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamayacak.

 

Arabuluculuk Daire Başkanlığı, sicile kayıtlı arabulucuları, görev yapmak istedikleri adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonlarına göre listeleyecek ve listeleri ilgili komisyon başkanlıklarına gönderecek. Bir arabulucu en fazla üç komisyon listesine kaydolabilecek.

 

Arabuluculuğa başvuranları bilgilendirmek, arabulucuları görevlendirmek ve kanunla verilen diğer görevleri yerine getirmek üzere, Bakanlık tarafından uygun görülen adliyelerde arabuluculuk büroları kurulacak. Adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonu tarafından münhasıran bu bürolarda çalışmak üzere, bir yazı işleri müdürü ile yeteri kadar personel görevlendirecek. Arabuluculuk büroları, Hakimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenen sulh hukuk hakimliğinin gözetim ve denetimi altında görev yapacak. Arabuluculuk bürosu kurulmayan yerlerde bu büroların görevi, adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonunca görevlendirilen sulh hukuk mahkemesi yazı işleri müdürlüğü tarafından ilgili hakimin gözetim ve denetimi altında yerine getirilecek. İşçi ve işveren sendikaları konfederasyonları Arabuluculuk Kurulunda temsil edilebilecek.

 

 

Tasarıyla, 20 Temmuz 2016 tarihinde faaliyete geçen bölge adliye mahkemeleri ile Hukuk Muhakemeleri Kanununda öngörülen istinaf kanun yoluna ilişkin hükümlerin uygulanmaya başladığı dikkate alınarak, Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nda uyum düzenlemeleri yapılıyor.

 

Kamu İktisadi Teşebbüsleri ve bağlı ortaklıklarda toplu iş sözleşmesi kapsamı dışında çalışan personel ile bu teşebbüs ve bağlı ortaklıklar arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına ilişkin dava ve işler iş mahkemelerinde görülecek.

 

Kanunun arabuluculuğa ilişkin hükümleri, bu hükümlerin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtay’da görülmekte olan davalar hakkında uygulanmayacak.

 

Başka mahkemelerin görev alanına girerken, bu kanunla iş mahkemelerinin görev alanına dahil edilen dava ve işler, iş mahkemelerine devredilemeyecek, kesinleşinceye kadar ilgili mahkemeler tarafından görülmeye devam olunacak.

 

İlk derece mahkemeleri tarafından, kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce verilen kararlar, karar tarihindeki kanun yoluna ilişkin hükümlere tabi olacak.

 

Arabuluculukta başarı oranı nedir ?

 

İhtiyari arabuluculukta ise , arabulucunun  süreci belli bir süre içerisinde tamamlama gibi bir zorunluluğu yoktur; bu süre taraflarca belirlenir. Ancak, istatistikler ,  arabuluculuk sürecinin  ekseriyetle  bir günde veya bir günden de az bir sürede yapılan görüşmelerle ve büyük oranda anlaşma ile çözümlendiğini bize göstermektedir:  Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Daire Başkanlığı’ nın bir süre önceki istatistiki  verilerine göre ; 13.138 i aşkın uyuşmazlık  için arabuluculuğa başvurulmuş bu sayının  % 93 ü anlaşma ile sonuçlanmıştır. Uyuşmazlıkların %40 ı  bir günde, %53 si bir günden de kısa sürede  çözümlenmiştir.Arabuluculuk uygulamalarının parasal değeri 758 Milyon TL.yi bulmuştur.  Arabuluculuk uygulamalarının  % 39  i İstanbul’ da , %19 u izmir de %18 si Ankara da % 24 ü de diğer illerde  yapılmıştır. Konularına göre  ise % 89 u İşçi- işveren uyuşmazlıkları , % 2 si maddi-manevi tazminat, % 2 si  telif haklarından kaynaklanan tazminat ve alacak, % 7 si ise diğer uyuşmazlıklardır. Bu uyuşmazlıkların % 88’i iki taraflı, %  2 si  üç taraflı, % 9 u  dört taraflı , %1 i ise beş ve üzeri tarafı olan uyuşmazlıklardır.

 

İş Davalarının Yaklaşık Sayısı ve Ortalama Sonuçlanma Süresi Nedir ?

 

İş Mahkemeleri Kanununun Gerekçesine baktığımızda ;   Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının verilerine göre ; 2015 yılı sonu itibariyle 15 milyona yakın işçinin ve 1 milyon 700 bini aşkın işyerinin bulunduğu Ülkemizde, işçi ve işveren arasındaki uyuşmazlıklar, hem çalışma hayatının hem de yargının gündeminde önemli bir yer tutmaktadır. 2015 yılı sonu itibariyle ilk derece mahkemelerindeki 3 milyon 400 bin civarındaki hukuk uyuşmazlığının yaklaşık yüzde 18’i; Yargıtay’daki 750 bin civarındaki hukuk uyuşmazlığının ise yaklaşık yüzde 30’u iş hukukundan kaynaklanmaktadır. 2015 yılı sonu itibariyle faaliyette olan 293 adet iş mahkemesinde 356 iş hâkimi görev yapmakta, 767 asliye hukuk mahkemesi, iş mahkemesi sıfatıyla iş uyuşmazlıklarını çözmektedir. Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü verilerine göre ;  İş davalarının yıllık ortalama görülme süresi 2010 yılında 466, 2011 yılında 488, 2012 yılında 483, 2013 yılında 381, 2014 yılında ise 417 gün olarak karşımıza çıkmaktadır.

 

Uyuşmazlığın Arabuluculuk Anlaşması İle Sonuçlanması Sosyal Barışa Katkı mıdır ?

 

İş mahkemelerinin görev alanına giren uyuşmazlıkların yapısı, tarafların konuyu müzakere ederek anlaşmaları suretiyle sonuçlandırılmasına uygundur. Bu uyuşmazlıkların, mahkeme dışında alternatif uyuşmazlık çözüm yolları marifetiyle çözülmesinin gerekliliği, özellikle son yıllarda konunun paydaşları ve aktörleri tarafından dile getirilmektedir. Kanunla kabul edilen önce arabulucuya başvurma zorunluluğunun, iş uyuşmazlıklarının, kısa süre içinde ve daha az masrafla çözülmesine yardımcı olacağı düşünülmekte ve böylece, adil yargılanma hakkının bir unsuru olan makul sürede yargılanma ilkesinin gereği yerine getirilmektedir. Ayrıca bu yöntemin, uyuşmazlığı temelinden sonlandırması, maddi ya da şekli başka herhangi bir uyuşmazlığın doğmasını engellemek suretiyle sosyal barışa katkı sağlaması öngörülmektedir. Arabuluculuk müzakerelerinin gizli olması dikkate alındığında iki tarafın sırlarını korumaya elverişli bu yöntemde tarafların örselenmeden uyuşmazlığı sona erdirme imkânına sahip olacakları düşünülmektedir.

 

Arb.Av.İhsan BERKHAN

ORTAK KARAR MERKEZİ

www.ortakkarar.com.tr

NOT: 12.10.2017 tarihi itibariyle kabul edilen ve 01.01.2018 tarihi itibariyle yürürlüğe girecek olan – tasarıda çok önemli değişiklikler olmamıştır- İŞ MAHKEMELERİ KANUNU Resmi Gazetede yayınlandığında işbu makale GÖZDEN GEÇİRİLECEKTİR. Bazı bölümler www.ntv.com.tr. haberinden aktarılmıştır. Makalenin buna göre okunması ve değerlendirilmesi rica olunur.

Leave a Reply

*